Günümüzü Anlatan Bir Şiir: "En Büyük Suçumuz"

Güzel şiir aşk şiiri. Hayat anlatan şiir
En Büyük Suçumuz (Şiir)
Bir şiir yazmak... Öyle bir şiir yazmak ki şu an olan biten her bir şeyi özetleyen  bir şiir... Uzun zamandır aklımda olan ve gerçekleştirmeye çalıştığım birşeydi  bu. Günümüzde olanı biteni özetleyebilmek gerçekten zor ancak denemeye değer olduğunu düşünüyorum. Elimizden düşmeyen telefonlara dokundurmak, yaşanan aşkların ilişkilerin gidişini eleştirmek ve içi boş dizilerin bizleri zehirleyişini gözler önüne serebilmek... Aslında en önemlisi de yaşanan savaşların acımasızlığını şiirleştirmek. Tüm bunların nereye gittiğini sorgulamak gerekli diye düşünmekteyim.  İşte bunları bir arada anlatabilmek için bir şiir kaleme almak istedim. Ancak herkes gibi elime kağıdı ve kalemi alıp yazmadım. Biraz farklı bir şekilde ortaya çıktı bu şiir...

"En Büyük Suçumuz" adını verdiğim şiiri yazmak için günümüz şartları gerçekten çok katkıda bulunduğunu söylemem gerek. Peki şiir nasıl ortaya çıktı? Normalde şiir yazmak için herkes kalemi alır eline önündeki kağıdı doldurur. Ama benimki öyle olmadı... Telefonumun ses kayıt uygulamasını açtım. YouTube'dan açtığım müzik eşliğinde birşeyler söylemeye başladım. Müzik o kadar güzeldi ki sözleri de kendisi gibi güzelleştirdi. Zaten o fon müziğini şiiri seslendirirken kullandım. Yani kısacası ben şiiri yazıp seslendirmek yerine  seslendirip sonra yazdım... 

Birazcıkta olsa günümüzdeki olan biteni anlattığına  inandığım "En Büyük Suçumuz"  adındaki şiirimi Webmgon aracılığıyla sizlerle paylaşmak istedim.
Şiir, akıllı telefonların nasıl bizim aklımızı alıp bizleri kendine bağımlı yaptığının yanı sıra  süresi kısalan içine çok şey sığdırılan anlamsız ve bir o kadar da  saçmalaşan aşklarımıza dokunduruyor. Öte yandan  hayatımızın bir parçası olan, hayatımıza saçma bir şekilde yön veren içi boş diziler ve bu diziler üzerine kurulan ilişkilerimize eleştiriler mevcut. Yine elinde el feneriyle gündüz vakti insanlığı arayan Diyojen'i aptal yerine koyan bizlerin Suriye'de, Irak'ta ve Afganistan gibi ülkelerde yaşanan sivil katliyamlarıyla  birlikte insanlığı arayışımız ve dahası şiirde kendine yer buldu.


İşte o şiir:

En Büyük Suçumuz...
Belki de en büyük suçumuz,  bir telefonun ekran ışığının söndüğü süreye kadar yaşanan aşkların olduğu bir dönemde aşık olmaktı.

Yine, yüz kırk gramlık bir akıllı telefonun bin üç yüz gramlık beynimize hükmetmesine izin vermekti en büyük suçumuz.

İki buçuk saatini boş  bir dizi için tüketip, sonra o diziden etkilenip "bana biraz zaman ver." diyene zaman verip zamanımızı çarçur etmekti en büyük suçumuz. 

"Sen diğerlerine benzemiyorsun." cümlesiyle gelene inanıp, sonra nasıl diğerlerine gittiğini izlemekti en büyük suçumuz.

Sonra insanlığın olmadığı bir yerde, bir zamanda insanlığı aramaktı en büyük suçumuz.

Aslında en önemlisi de elinde el feneriyle gündüz vakti insanlığı arayan Diyojen'i aptal yerine koymaktı en büyük suçumuz.

Şimdi soruyorum acaba kaçımız Diyojen gibi elinde el feneriyle gündüz vakti insanlığı arayabilir? Hem de el fenerleri cep telefonlarımızın içindeyken kaçımız buna cesaret edebilir?
Mazlum Günhan'ı Facebook, Twitter, İnstagram ve YouTube'da takip edebilirsiniz.
Google+ WhatsApp

0 Yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz kısa bir süre sonra onaylanacaktır. Yapılan yorumun sorumluluğu sadece kişiye aittir.