Gelin Bari O Kahramanı Bu 18 Mart'ta Unutmayalım!


Gelin 101 yıllık bir kahramanın nasıl unutulduğunu ve nasl sefalet içerisinde bir yaşama bırakıldığını hep beraber utanarak okuyalım!

Seyit onbaşı
Çanakkale Zaferi Kahramanının Utandıran Hikayesi

Nerdeyse hepimiz O'nu az çok tanıyoruz. İlkokulda Türkçe kitabında O'nun kahramanlık öyküsünü  okuduk, hatta çokta gurur duyduk. O kahramanı çok sevdik, ama maalesef unuttuk. Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki Seyit Onbaşı'ndan söz ediyorum. Peki O kahramanı ne kadar tanıyor, ne kadar hatırlıyoruz?
Haydi gelin O kahramanı biraz daha yakından tanıyalım ve en azından bu yıl, bu gün hatırlayalım. Tabi tanıdıkça ve hatırladıkça da utanalım...

Seyit Onbaşı, Eylül 1889 yılında Balıkkesir'de dünyaya gelir. Savaşa katılmadan önce ormancılık ve kömürcülük işiyle uğraşır. Daha sonra Osmanlı Ordusu'na 1909'da katılır. 1914 yılında, milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanacak olan, ardından yine birçok mahsum sivilin öleceği 2. Dünya Savaşı'nı getirecek olan 1. Dünya Savaşı başlayıncı Seyit Onbaşı, Çanakkale'ye Topçu Eri olarak savaşa katılır. 18 Mart 1915 işte Seyit Onbaşı'nın tarihe adını altın harflerle yazacağı gün, o gün idi. Yani tam 101 yıl önce idi.

Seyit Onbaşı'nın İngiliz gemisini nasıl 276 kiloluk topla tek başına batırdığını ve Çanakkale zaferine büyük katkısını uzun uzun yazmaya gerek yok birçoğumuz bunu çok iyi biliyoruz. Öte yandan yine daha sonra tekrar 276 kiloluk top mermisini kaldırmayı denediğini fakat kaldıramadığını bunun üzerine "yine savaş çhksa yine kaldırırım." sözünü söylediğini ezbere biliyor birçoğumuz. Ama Seyit Onbaşı'nın savaş sonrası durumunu pek çoğumuz bilmiyor.

Çanakkale Kahramanı Seyıt Onbaşı Bunu Haketmedi!


Seyit onbaşı
Seyit Onbaşı
         

Dedim ya hepimiz O'nun kahramanlık öyküsünü çok iyi biliyoruz ama eksik öğrettiler... Ama eksik biliyoruz...
276 kiloluk topu kaldırmadan önceki Topçu Seyit, 276 kiloluk top mermisini kaldırıp İngiliz gemisini batırınca Onbaşı Seyit olur. Savaş bittikten sonra Balıkkesir'e köyüne dönen Seyit Onbaşı, bir süre sonra geçimini sağlayabilmek için bir zeytin fabrikasında hamal olarak çalışır. Yani 276 kiloluk topu kaldıran ve Çanakkale zaferine büyük katkıda bulunan Onbaşı Seyit, birden Hamal Seyit oluverir! Tabi Onbaşı Seyit'in zeytin fabrikasında çalışmasından  daha fazlası da   var elbette.

O dönem ki yetkililerin unutup, bir maaş bağlamayı çok gördüğü ülkesini kurtaran kahraman Onbaşı Seyit, Balıkkesir de odunculuk ve kömür işiyle uğraşması geçimini sağlamasına yetmez ve bir zeytin fabrikasında hamallık yapar. Biraz önce de belirttiğim üzere bunun daha fazlası da  var. İddaya göre Atatürk yurt gezisinde Balıkkesir'i gezerken aklına  Seyit Onbaşı gelir ve şehrin vali ve kaymakamından Seyit Onbaşı'yı bulup getirmelerini ister. Yerel yöneticiler Atatürk'ün gözünü boyamak için Seyit Onbaşı'yı iyice giyindirirler ve öylece Atatürk'ün karşısına çıkarırlar. Atatürk, vali ve kaymakama Seyit Onbaşı'ya iyi bakmalarını söyler. Yetkililer, Atatürk'ün emri sonrası Balıkkesir Edremit Ziraat Şubesi'nden Seyit Onbaşı'ya bir miktar para öderler. Tabi bu sadece bir kereliğine mahsus olur...

Gerçekten Atatürk'ün aklına Seyit Onbaşı geldi mi? Geldiyse bile Seyit Onbaşı'ya yardım edilmesini emretti mi? Orası tam olarak bilinmiyor bu yüzden de bir iddadan öteye gitmiyor. Peki sonra ne oldu? Vali ve kaymakam Seyit Onbaşı ile ilgilenmediler. Seyit Onbaşı, bir süre daha hamal olarak fabrikada çalışmaya devam etti. Ve daha sonra O kahraman Çanakkale savaşçısı verem hastalığına yakalanır ve 1939 yılında da hayattını kaybeder. O, öldüğü ana kadar da  şükretmeyi bilmiş, gerçek manada kahraman biri olarak yaşamış. Fakat hiç haketmediği bir şekilde yaşamını sürdürmüştür...

İşte Seyit Onbaşı ve Seyit Onbaşı gibi nice Çanakkale kahramanı böylesi durumlarla karşılaştılar. Sanki vatanı kurtaran onlar değilmiş, sanki 276 kiloluk top mermiyi düşmana atan onlar değil de  başkasıymış gibi bir hayat sürdürdüler... Ve biliyor musunuz artık Seyit Onbaşı ve kahraman arkadaşları eskisi gibi de pek hatırlanmıyor. Hatırlandımı da 3-5 ezbere bilinen klasik cümleyle hatırlanır. Kimse de bu kahramanları ne halde bırakıldığını hatırlamaz ve de hatırlatmaz... Seyit Onbaşı'yı ve kahraman arkadaşlarını utanarak saygıyla anıyoruz,!


Google+ WhatsApp

0 Yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz kısa bir süre sonra onaylanacaktır. Yapılan yorumun sorumluluğunu Webmgon kabul etmez.